entrHerkese açık1000 kelime

İngilizce A1

Ekleyen Yılmaz UYAR

Nasıl çalışmak istersin?

Çalışmak için giriş yap

Kelime listesi

hellomerhaba
hiselam
goodbyehoşça kal
byegüle güle
pleaselütfen
thanksteşekkürler
thankteşekkür etmek
sorryüzgünüm
welcomehoş geldin
yesevet
nohayır
okaytamam
fineiyi
goodiyi
badkötü
greatharika
welliyi şekilde
maybebelki
reallygerçekten
veryçok
againtekrar
alsoayrıca
hereburada
thereorada
nowşimdi
todaybugün
tomorrowyarın
yesterdaydün
alwaysher zaman
neverasla
sometimesbazen
oftensık sık
usuallygenellikle
morningsabah
afternoonöğleden sonra
eveningakşam
nightgece
daygün
weekhafta
monthay
yearyıl
timezaman
thingşey
wayyol / yöntem
placeyer
personkişi
peopleinsanlar
nameisim
wordkelime
questionsoru
manadam
womankadın
boyerkek çocuk
girlkız çocuk
childçocuk
babybebek
friendarkadaş
familyaile
motheranne
fatherbaba
parentebeveyn
sonoğul
daughterkız evlat
brothererkek kardeş
sisterkız kardeş
husbandkoca
wifeeş / karı
uncleamca / dayı
auntteyze / hala
cousinkuzen
grandfatherdede
grandmotherbüyükanne
grandsonerkek torun
granddaughterkız torun
teacheröğretmen
studentöğrenci
doctordoktor
nursehemşire
policepolis
driverşoför
workerişçi
bosspatron
customermüşteri
neighborkomşu
adultyetişkin
teenagerergen
childhoodçocukluk
guestmisafir
visitorziyaretçi
partnereş / ortak
classmatesınıf arkadaşı
teamtakım
groupgrup
memberüye
ownersahip
leaderlider
homeev
houseev
roomoda
bedroomyatak odası
bathroombanyo
kitchenmutfak
gardenbahçe
doorkapı
windowpencere
wallduvar
floorzemin / kat
ceilingtavan
roofçatı
stairsmerdiven
tablemasa
chairsandalye
bedyatak
sofakanepe
deskçalışma masası
shelfraf
boxkutu
bagçanta
keyanahtar
lightışık
lamplamba
clocksaat
mirrorayna
pictureresim
televisiontelevizyon
phonetelefon
computerbilgisayar
bookkitap
penkalem
pencilkurşun kalem
paperkağıt
cupfincan
glassbardak
platetabak
bowlkase
knifebıçak
forkçatal
spoonkaşık
bottleşişe
towelhavlu
soapsabun
brushfırça
showerduş
toilettuvalet
fridgebuzdolabı
ovenfırın
foodyiyecek
watersu
breadekmek
ricepirinç
pastamakarna
meatet
beefsığır eti
chickentavuk
fishbalık
eggyumurta
cheesepeynir
milksüt
buttertereyağı
yogurtyoğurt
salttuz
sugarşeker
pepperbiber
oilyağ
soupçorba
saladsalata
sandwichsandviç
pizzapizza
cakekek
cookiekurabiye
chocolateçikolata
ice creamdondurma
fruitmeyve
appleelma
bananamuz
orangeportakal
lemonlimon
grapeüzüm
strawberryçilek
watermelonkarpuz
tomatodomates
potatopatates
onionsoğan
carrothavuç
beanfasulye
peabezelye
cornmısır
vegetablesebze
breakfastkahvaltı
lunchöğle yemeği
dinnerakşam yemeği
mealöğün
restaurantrestoran
menumenü
coffeekahve
teaçay
drinkiçecek / içmek
juicemeyve suyu
lemonadelimonata
cankutu
mugkupa
kettlesu ısıtıcısı
pantava
pottencere
dishtabak / yemek
napkinpeçete
waitergarson
billhesap
hungryaç
thirstysusamış
deliciouslezzetli
sweettatlı
hotsıcak
coldsoğuk
freshtaze
fulldolu / tok
tastetat
cookyemek pişirmek
eatyemek
washyıkamak
cutkesmek
openaçmak
closekapatmak
serveservis etmek
ordersipariş vermek
bodyvücut
headbaş
faceyüz
hairsaç
eyegöz
earkulak
noseburun
mouthağız
toothdiş
neckboyun
shoulderomuz
armkol
handel
fingerparmak
legbacak
footayak
toeayak parmağı
backsırt
chestgöğüs
stomachmide / karın
heartkalp
bloodkan
skincilt
bonekemik
kneediz
lipdudak
tonguedil
teethdişler
voiceses
healthsağlık
painağrı
feverateş
hospitalhastane
medicineilaç
sickhasta
illhasta
healthysağlıklı
stronggüçlü
weakzayıf / güçsüz
tiredyorgun
sleepyuykulu
hurtincitmek / ağrımak
smilegülümsemek
laughgülmek
cryağlamak
walkyürümek
runkoşmak
clotheskıyafetler
shirtgömlek
T-shirttişört
trouserspantolon
jeanskot pantolon
dresselbise
skirtetek
coatpalto
jacketceket
sweaterkazak
shoeayakkabı
sockçorap
hatşapka
capkep
scarfatkı
gloveeldiven
beltkemer
tiekravat
pocketcep
buttondüğme
sizebeden
colorrenk
blacksiyah
whitebeyaz
redkırmızı
bluemavi
greenyeşil
yellowsarı
pinkpembe
purplemor
brownkahverengi
graygri
darkkoyu
cleantemiz
dirtykirli
newyeni
oldeski
cheapucuz
expensivepahalı
weargiymek
putkoymak / giymek
take offçıkarmak
buysatın almak
sellsatmak
trydenemek
fituymak
fashionmoda
beautifulgüzel
schoolokul
classsınıf
lessonders
coursekurs
subjectders / konu
Englishİngilizce
languagedil
notebookdefter
dictionarysözlük
testtest
examsınav
answercevap
exampleörnek
sentencecümle
letterharf
numbersayı
pagesayfa
linesatır
storyhikaye
readokumak
writeyazmak
listendinlemek
speakkonuşmak
learnöğrenmek
studyçalışmak
teachöğretmek
understandanlamak
rememberhatırlamak
forgetunutmak
spellhecelemek
repeattekrarlamak
practicepratik yapmak
helpyardım etmek
homeworködev
breakteneffüs
boardtahta
erasersilgi
rulercetvel
universityüniversite
collegeyüksekokul
librarykütüphane
workiş / çalışmak
jobiş
officeofis
companyşirket
businessişletme
manageryönetici
employeeçalışan
meetingtoplantı
emaile-posta
projectproje
planplan
ideafikir
problemsorun
moneypara
pricefiyat
payödemek
startbaşlamak
finishbitirmek
beginbaşlamak
stopdurmak
callaramak
sendgöndermek
receivealmak
checkkontrol etmek
usekullanmak
makeyapmak
doyapmak
needihtiyaç duymak
wantistemek
likesevmek
knowbilmek
findbulmak
meetbuluşmak
busymeşgul
freeboş / ücretsiz
travelseyahat etmek
tripgezi
holidaytatil
vacationtatil
journeyyolculuk
tourtur
ticketbilet
passportpasaport
airporthavaalanı
stationistasyon
hotelotel
cararaba
busotobüs
traintren
planeuçak
boattekne
shipgemi
taxitaksi
bikebisiklet
roadyol
streetsokak
mapharita
cityşehir
countryülke
beachplaj
seadeniz
mountaindağ
rivernehir
lakegöl
parkpark
museummüze
leftsol
rightsağ
straightdüz
nearyakın
faruzak
arrivevarmak
leaveayrılmak
gogitmek
comegelmek
visitziyaret etmek
staykalmak
drivearaba sürmek
flyuçmak
townkasaba
villageköy
buildingbina
shopdükkan
storemağaza
marketmarket
bankbanka
post officepostane
cafekafe
police stationpolis karakolu
churchkilise
mosquecami
bridgeköprü
squaremeydan
centermerkez
cornerköşe
traffictrafik
sidetaraf
northkuzey
southgüney
eastdoğu
westbatı
addressadres
areabölge
quietsessiz
naturedoğa
treeağaç
flowerçiçek
grassçimen
plantbitki
forestorman
hilltepe
oceanokyanus
islandada
skygökyüzü
sungüneş
moonay
staryıldız
cloudbulut
rainyağmur
snowkar
windrüzgar
stormfırtına
weatherhava durumu
warmılık
coolserin
wetıslak
drykuru
animalhayvan
dogköpek
catkedi
birdkuş
horseat
cowinek
sheepkoyun
goatkeçi
pigdomuz
duckördek
rabbittavşan
mousefare
insectböcek
beearı
butterflykelebek
farmçiftlik
fieldtarla
beolmak
havesahip olmak
getalmak / elde etmek
takealmak / götürmek
givevermek
seegörmek
lookbakmak
watchizlemek
hearduymak
saysöylemek
tellanlatmak / söylemek
talkkonuşmak
asksormak
thinkdüşünmek
lovesevmek
hatenefret etmek
keeptutmak
bringgetirmek
showgöstermek
movehareket etmek
liveyaşamak
playoynamak
sitoturmak
standayakta durmak
sleepuyumak
wakeuyanmak
waitbeklemek
ridebinmek / sürmek
swimyüzmek
dancedans etmek
singşarkı söylemek
feelhissetmek
hopeumut etmek
chooseseçmek
changedeğiştirmek
turndönmek
followtakip etmek
losekaybetmek
winkazanmak
costmal olmak
carrytaşımak
buildinşa etmek
fixtamir etmek
bigbüyük
smallküçük
longuzun
shortkısa
talluzun boylu
lowalçak
highyüksek
younggenç
nicehoş
uglyçirkin
easykolay
difficultzor
hardzor / sert
softyumuşak
fasthızlı
slowyavaş
earlyerken
lategeç
emptyboş
closedkapalı
happymutlu
sadüzgün
angrykızgın
richzengin
poorfakir
wrongyanlış
sameaynı
differentfarklı
importantönemli
readyhazır
safegüvenli
afraidkorkmuş
scaredkorkmuş
excitedheyecanlı
boredsıkılmış
kindnazik
friendlyarkadaş canlısı
funnykomik
seriousciddi
loudgürültülü
shyutangaç
bravecesur
smartzeki
cleverakıllı
stupidaptal
luckyşanslı
sureemin
gladmemnun
worriedendişeli
surprisedşaşırmış
interestedilgili
aloneyalnız
togetherbirlikte
carefuldikkatli
helpfulyardımsever
specialözel
favoritefavori
lovelysevimli
onebir
twoiki
threeüç
fourdört
fivebeş
sixaltı
sevenyedi
eightsekiz
ninedokuz
tenon
elevenon bir
twelveon iki
thirteenon üç
fourteenon dört
fifteenon beş
sixteenon altı
seventeenon yedi
eighteenon sekiz
nineteenon dokuz
twentyyirmi
thirtyotuz
fortykırk
fiftyelli
hundredyüz
firstbirinci
secondikinci
thirdüçüncü
fourthdördüncü
fifthbeşinci
MondayPazartesi
TuesdaySalı
WednesdayÇarşamba
ThursdayPerşembe
FridayCuma
SaturdayCumartesi
SundayPazar
JanuaryOcak
FebruaryŞubat
MarchMart
AprilNisan
MayMayıs
JuneHaziran
JulyTemmuz
AugustAğustos
SeptemberEylül
OctoberEkim
NovemberKasım
DecemberAralık
minutedakika
hoursaat
coinmadeni para
cashnakit
cardkart
walletcüzdan
saleindirim / satış
largebüyük
mediumorta
receiptfiş
cashierkasiyer
productürün
shoesayakkabılar
gifthediye
presenthediye
birthdaydoğum günü
dollardolar
euroavro
poundsterlin
mobilecep telefonu
screenekran
keyboardklavye
camerakamera
videovideo
photofotoğraf
internetinternet
websiteweb sitesi
messagemesaj
appuygulama
programprogram
gameoyun
filedosya
linkbağlantı
passwordşifre
clicktıklamak
savekaydetmek
downloadindirmek
uploadyüklemek
searcharamak
typeyazmak
textmesaj / metin
onlineçevrim içi
offlineçevrim dışı
soundses
musicmüzik
radioradyo
TVtelevizyon
newshaberler
technologyteknoloji
umbrellaşemsiye
toothbrushdiş fırçası
toothpastediş macunu
toyoyuncak
balltop
balloonbalon
newspapergazete
magazinedergi
cinemasinema
theatertiyatro
bus stopotobüs durağı
pharmacyeczane
gymspor salonu
factoryfabrika
entrancegiriş
exitçıkış
elevatorasansör
whokim
whatne
wherenerede / nereye
whenne zaman
whyneden
hownasıl
whichhangi
whosekimin
thisbu
thatşu / o
thesebunlar
thoseşunlar / onlar
Iben
yousen / siz
heo (erkek)
sheo (kadın)
ito (cansız / hayvan)
webiz
theyonlar
mebeni / bana
himonu / ona
heronu / ona
usbizi / bize
themonları / onlara
mybenim
yoursenin / sizin
hisonun
ourbizim
theironların
abir
anbir
thebelirli tanımlık
andve
orveya
butama
becauseçünkü
ifeğer
withile
withoutolmadan
foriçin
from-den / -dan
to-e / -a
iniçinde
onüzerinde
at-de / -da
underaltında
overüzerinde / üzerinden
beforeönce
aftersonra
betweenarasında
abouthakkında
aboveüstünde
acrosskarşıdan karşıya
alongboyunca
aroundetrafında
behindarkasında
belowaşağıda
besideyanında
downaşağı
insideiçinde
outsidedışarıda
throughiçinden
upyukarı
againstkarşı
anotherbaşka bir
anyherhangi bir
bothikisi de
eachher biri
everyher
fewbirkaç
manyçok / birçok
muchçok
moredaha fazla
mosten çok
onlysadece
otherdiğer
somebazı / biraz
suchböyle
than-den daha
thensonra / o zaman
toode / fazla
enoughyeterince
almostneredeyse
alreadyzaten
justsadece / az önce
stillhala
soonyakında
probablymuhtemelen
perhapsbelki
lastson
nextsonraki
awayuzakta
quiteoldukça
beautifullygüzel bir şekilde
quicklyhızlıca
slowlyyavaşça
carefullydikkatlice
lifehayat
worlddünya
TurkishTürkçe
ageyaş
telephonetelefon
partparça
endson
beginningbaşlangıç
middleorta
pointnokta
reasonsebep
ChristmasNoel
partyparti
weekendhafta sonu
seasonmevsim
springilkbahar
summeryaz
autumnsonbahar
winterkış
sunnygüneşli
rainyyağmurlu
cloudybulutlu
windyrüzgarlı
snowykarlı
brightparlak / aydınlık
airhava
fireateş
earthdünya / toprak
songşarkı
moviefilm
filmfilm
sportspor
footballfutbol
basketballbasketbol
tennistenis
swimmingyüzme
runningkoşu
walkingyürüyüş
funeğlence
dreamrüya / hayal
luckşans
chanceşans / fırsat
servicehizmet
informationbilgi
returngeri dönmek
crosskarşıya geçmek
believeinanmak
meananlamına gelmek
prefertercih etmek
dieölmek
happenolmak / gerçekleşmek
becomeolmak / haline gelmek
seemgibi görünmek
lieuzanmak
falldüşmek
jumpzıplamak
kissöpüşmek
touchdokunmak
holdtutmak
pushitmek
pullçekmek
drawçizmek
paintboyamak
joinkatılmak
leadönderlik etmek
explainaçıklamak
decidekarar vermek
preparehazırlamak
agreekatılmak / aynı fikirde olmak
disagreeaynı fikirde olmamak
wishdilemek
enjoykeyif almak
mustzorunda olmak
should-meli / -malı
will-ecek / -acak
would-erdi / isterdi
could-ebilirdi
tonightbu gece
laterdaha sonra
duringsırasında
whileiken
until-e kadar
thousandbin
previousönceki
littleaz / küçük
lessdaha az
allhepsi / tüm
sobu yüzden
dangeroustehlikeli
possiblemümkün
impossibleimkansız
truedoğru / gerçek
falseyanlış
realgerçek
clearaçık / net
heavyağır
famousünlü
popularpopüler
correctdoğru
normalnormal
strangegarip
interestingilginç
boringsıkıcı
usefulyararlı
availablemevcut / müsait
necessarygerekli
saltytuzlu
sourekşi
maleerkek
femalekadın / dişi
singlebekar / tek
marriedevli
localyerel
foreignyabancı
publickamu / halka açık
privateözel
personalkişisel
commonyaygın
simplebasit
acceptkabul etmek
addeklemek
appeargörünmek
borrowödünç almak
catchyakalamak
collecttoplamak
continuedevam etmek
countsaymak
coverörtmek
describetanımlamak
developgeliştirmek
dropdüşürmek
entergirmek
filldoldurmak
invitedavet etmek
knockvurmak
lendödünç vermek
liftkaldırmak
marryevlenmek
missözlemek / kaçırmak
offerteklif etmek
passgeçmek
pickseçmek / almak
protectkorumak
reachulaşmak
sharepaylaşmak
spendharcamak
throwatmak
worryendişelenmek
futuregelecek
actdavranmak / hareket etmek
belongait olmak
breathenefes almak
climbtırmanmak
comparekarşılaştırmak
copykopyalamak
exerciseegzersiz yapmak
feedbeslemek
guesstahmin etmek
hurryacele etmek
imaginehayal etmek
improvegeliştirmek
introducetanıtmak
kicktekme atmak
manageyönetmek
noticefark etmek
packpaketlemek
promisesöz vermek
relaxrahatlamak
shoutbağırmak
smellkoklamak / koku
apartmentdaire
bicyclebisiklet
capitalbaşkent
classroomsınıf
departmentbölüm
frontön
sixtyaltmış
seventyyetmiş
eightyseksen
ninetydoksan
sixthaltıncı
seventhyedinci
eighthsekizinci

Reklam

Reklam